Taziye (Kasabanın Kuralları)
Bu sahne, Senaryo Okulu'nun Atölye Filmi'ndendir — öğrendiğin teknikleri göstermek için yazılmıştır.
Sahne
İÇ. TAZİYE EVİ - GÜN
Kolonya ve helva kokusu. Yere serili minderler.
Köşede semaver fokurdar; kimse çayını kendisi almaz,
bekler.
Duvar dibinde plastik sandalyeler, en yaşlıdan en
gence dizilmiş. En baştaki sandalye boş — kimse
oturmaz.
CEMAL kapıda ayakkabılarını çıkarır. Elini göğsüne
koyar, sırayla herkese başını eğer. Boş sandalyeye
bakar. Geçmez; en aşağıya, gençlerin yanına ilişir.
MUHTAR
Merhumun yeri o. Otur Cemal,
ayıp etme.
Cemal oturmaz.
CEMAL
Estağfurullah. Burası iyi.
Bir kadın çay doldurmak için kalkar. Muhtar elini
hafifçe kaldırır. Kadın oturur.
Cemal'in gözü duvardaki çerçeveli fotoğrafa gider.
Cebinden katlı bir kâğıt çıkarır, avucunda tutar.
Açmaz. Geri koyar.
Kenar notları — zanaat
- “Kolonya ve helva kokusu.” 5.3 Duyusal İmza — Dünya önce burunla kurulur. Tek koku çifti, "burası bir taziye evi" diye yazmadan mekânı ve ruh hâlini getirir.
- “en yaşlıdan en gence dizilmiş” 5.1 Dünya dekor değildir — Sandalye dizilişi süs değil; kasabanın hiyerarşisi. Oturma düzeni, dünyanın görünmez kanununu çiziyor.
- “En baştaki sandalye boş — kimse oturmaz.” 5.2 Kurallar — Yazısız kural, görülür bir boşlukta. Kimsenin oturmadığı sandalye, "merhumun yeri" cümlesini kurmadan söylüyor.
- “Merhumun yeri o. Otur Cemal, ayıp etme.” 5.2 Sözleşme — Kural bu kez sesli — ve yaptırımı tek kelime: "ayıp". Kasabanın seyirciyle imzaladığı sözleşme, bu kelimede saklı.
- “Muhtar elini hafifçe kaldırır. Kadın oturur.” 1.2 Göster, anlatma — Odayı kimin yönettiği tek jestle görünür. "Muhtar sözü geçen adamdır" demeye gerek yok — çay, o el inince dolacak.
- “Cebinden katlı bir kâğıt çıkarır, avucunda tutar. Açmaz. Geri koyar.” 4.3 Bedel — Katlı kâğıt, konuşulamayan borç. Taziyede para anılmaz — dünyanın kuralı; bedel, açılmayan bir kâğıtta bekler.